![]() |
| Kürtçe Mp3 Sitesine Hoşgeldiniz. |
|
Sevgili Rojinliyiz.com Ziyaretçisi; Sitemizde Kürtçe - Özgün Müzik Radyosu Dinlemek istiyorsanız Lütfen TIKLAYINIZ Üye Olursanız Bu Yazılar ile Karşılaşmayacaksınız.. Üye Olmak İçin TIKLAYIN Kapatmak için Tıklayınız.! |
|
|||||||
| Kayıt ol | Üye Listesi | Forumları Okundu Kabul Et |
![]() |
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
#1 (permalink) |
|
Bayan Süper Vip Üye
|
Aynur Dogan
![]() Aynur Doğan ikinci albümü Nupel'i çıkardı. Doğan, Kürtçe sözler, tınılar ve dengbejlerden izler taşıyan albümüyle bir konsepte ulaşmayı hedefliyor. Aradan hepi topu bir yıl geçmiş. 'Keçe Kurdan', Türkçe mealiyle " Kürt Kızı" Aynur Doğan, aynı isimli ilk albümünü çıkaralı. Ama o kadar çok konser, albüm (misafir olarak), festival, film, etkinlikte adını ve billur sesini duyduk ki, aradan çook uzun zaman geçmiş gibi hissediyorduk. O arayı soğutmadan önümüze 'Nupel'i koyuverdi, önce Avrupa'da olmak üzere. İtirazı olan varsa, sonsuza kadar sussun lütfen! İlk tanışmamızda "Ufak tefek, kara kuru bir kız, o ses ondan nasıl çıkıyor" diye hayretler ettiğimiz hanım kızımız bir yıl sonra daha bir genç kadın havaları kazanmış, daha bir güzellik oturmuş yüzüne. Ama değişimler bu kadar. Yoksa ilk tanıştığımız kadar mütevazı, ayrıca ikinci çocuğu 'Nupel' de ilki kadar dokunaklı, insanın gözlerini dolduran cinsten, hele de billur sesi, dinlerken insanın içini titretiyor. Bunun iyi mi kötü mü olduğuna karar vermek zor. Çünkü en neşeli halinizde o yanık sesi dinlerken ağlamaya başlayabilirsiniz. Kürtçe bilmiyormuşsunuz, kimin umrunda! Bilmeyenlere hemen bildirelim, 'Nupel', yeni sayfa demek. Daha 27 yaşında biri için erken bir deyim ama "Bu müzikal bir yeni sayfa. Birinci albüm hem tanınmam hem de performansım ile ilgili bir albümdü. Bu albüm daha çok bir konsepte ulaşma arzusu" diyor. Arzu, bundan sonraki çalışmalarında en orijinal Kürt müziklerini biraraya toplamak. Yani İran'a, Suriye'ye, Irak'a, Yezidi Kürtlerine dokunmak. Bu albüm onun bir adım öncesi. İçinde çok çok yöresel Kürtçe sözler ve tınılar var. Dengbej geleneğine epeyi yakın. Ama öte yandan modernlik es geçilmemiş. Remiksler, Batı sazları o kadar iyi ve dozunda kullanılmış ki, tadından yenmez hale gelmiş. "Her yere dokunmaya çalışıyorum. Mesela bundan önceki albümü Avrupa'da insanlar dinledi ama bir sürü insan da dinlemedi. Dinleyenler yüzlerini bize çevirenlerdi. Bunu çok çok farklı bir sound'a taşıyıp herkes dinlesin istedim" diye açıklıyor durumu. Ama her şeyden önce hedef en köke inmek. O yüzden diyor ki "İki tane remiks yaptık ama biz remiksi Avrupalılardan çok daha iyi yapamayız. Şirketin istediği bir şeydi o remiksler. Gördüğüm kadarıyla müziğimi yeni yeni dinleyenler orijinal Kürtçe parçalara çok daha ilgi gösteriyorlar, çünkü samimi geliyor" diyor ve İspanya'da yaşadığı bir olayı anlatıyor: "Bir gazeteci hem de müzisyenmiş, sen ağzını açıp söylemeye başladığın zaman benim içimden aşk, hüzün, sürgün, acı, sevinç her şey geçiyor dedi. Ben de evet ben oyum zaten dedim". Tunceli'den Times'a Tuncelili bir ailenin yedi çocuğunun ortancası olarak dünyaya gelen Aynur Doğan, kendi deyimiyle yaylalarda kuzularla bağıra çağıra şarkı söylediği zamanlar, işin The Times'ın kapağında yer alacak kadar uzun boylu olacağını değil tahmin, hayal bile etmemişti. Ortaokul ve liseye Elazığ'da okuduktan sonra 93'te ailece İstanbul'a göç ederler. Hemen Arif Sağ Müzik Kursu'na girer. Bir taraftan da bağlama dersleri alır. Ardından Anjelika Akbar, Metin Kemal Kahraman, East2West, Grup Yorum, İstanbul'da Elektronik Hikâyeler çalışmalarında yer alır, yurtdışında festivallere katılır. İki tane Türkçe albüm yapar ama olmaz. İngiltere'de bir barda Hasan Saltık'la karşılaşınca şeytanın bacağı, kolu, gözü, kafası kırılır ve "Keçe Kurdan" şeytan için zehir olur. Sonrasında ağır yaralı şeytan yerine melekler vardır yanında. Albüm beğenilir, " Kürt müziği divasını buldu" diye lanse edilir, Kardeş Türküler'le konserlere çıkar, albümlerinde yer alır, Mikail Aslan'ın albümünde söyler, yurtdışında konserlere ve festivallere katılır, İngiliz etnik müzik dergisi Folk Roots ona övgüler düzer, Times'ın ******* ile ilgili hazırladığı ekte "kapak kızı" olur, BBC'de şarkı söyler, sunucu "Üç dakikan var, bir şey söylemek istiyor musun?" dediği zaman bir Ahmedo patlatır ve programı uzatır, Fatih Akın'ın 'KöPage Rankingüyü Geçmek' ve Yavuz Turgul'un 'Gönül Yarası'nda beyazperdede şarkılarını okur. " Kürt müziği dinlememiş bir sürü insan o filmlerde dinledi. Sinema kalıcı bir şey, 20 yıl sonra da seyredebilirsiniz. Filmlerini izlemekten hoşlandığım insanların filminde rol almak ve sonra izlemek tabii ki güzel bir duygu. Fatih Akın'ın filminde Orhan Gencebay, Sezen Aksu, Müzeyyen Senar var... Bu duyguyu size açıklayacak kadar kelimelere dökememem" diyor. Bütün bu olup bitenler sanki onun hikâyesi değilmiş gibi, "Hâlâ aynı semtte, hâlâ ailemle oturuyorum. Bir şey değişmedi yani" diye tamamlıyor. Melekler onu korusa da şeytan arada kırık bacağını gösterir. Gülben Ergen'in programına katılıp Keçe Kurdan'ı söyleyince seyircilerden biri "Niye böyle insanları çıkarıyorsunuz?" der, albümü Diyarbakır 6. Ağır Ceza'dan yasaklanır (sonra kaldırılır) ve son olarak Mercan Dede'nin davetiyle gittiği bu yılki Altın Portakal'da Kürtçe söyleyince protokol krizi yaşanır. "Matilda May hemen yanımızda oturuyordu. Kadın ağladı. Eşim film müzikleri yapıyor, birçok şey dinledim ama böyle bir şey hiç dinlemedim dedi. CD aldı. Dinleyen herkes memnundu. Ondan sonra ne oldu bitti, bilmiyorum" diyor Altın Portakal için ve devam ediyor: "Ben insanların duygularına hitap eden bir şey yapıyorum. Bu hissiyatı alamıyorlarsa, üzücü olarak görürüm bunu. Sonuçta orada ruhani bir şey yapıyoruz. Geçer bunlar ya..." Yoksa niyeti "bölücülük" değil. "Hâlâ Kürt müziğinin önünde engeller var. O yüzden de Kürt müziği ile uğraşmak başlı başına politik bir durum oluyor. Ama yaptığım işe özellikle politika karıştırmak gibi bir derdim yok". Onun derdi iç huzurunu bulmak. Bulmuş mu, hayır, ama olsun arıyor ya. Bu yüzden de albüme koyduğu kendi yaptığı iki şarkıdan birinin adı "Aydınlık": "Aydınlık istiyorum, bütün dünya için. Yeter yorulduk artık, afetlerden, savaşlardan, katliamlardan, çekememezliklerden, dil, din ırk ayrımından". 'Nupel'de bu sefer bir tane Türkçe şarkı var. O da Aynur'un Mikail Aslan'ın 'Miraz' albümünde seslendirdiği "Aşkın Şarabı". İki tane de Şivan Perwer şarkısı. Albümün içinde bonusu da mevcut: Mesela Kardeş Türküler'in 'Bahar' albümünde söylediği "Ez kevok im" ve "Keçe Kurdan"ın remiks hali. Siz albümü dinlerken, o Kasım-Aralık arasında Mikail Aslan'la Avrupa'nın çeşitli şehirlerinde yapacağı Fırat'tan Tınılar isimli 12 konser için çalışıyor olacak. Belli ki melekler bu aralar fazla mesaide. Nupel/Aynur Doğan/Kalan Müzik
__________________
Memleketimi ararsanız Adresimi sorarsanız Resmime bakarsanız Bilinki ben Doğuluyum. |
|
|
|
![]() |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|